Kilo kaybı

 

Klinik olarak önemli kilo kaybı, genellikle 6 ila 12 ay içinde normal vücut ağırlığının yüzde 5'inden fazlasının kaybedilmesi olarak tanımlanır.

  • Eşlik Eden Semptomlar: Tüm hastalara diğer gastrointestinal semptomlar (örneğin; karın ağrısı, bulantı, kusma, yutma güçlüğü [disfaji], ishal ve kanlı veya siyah dışkı) sorulmalıdır.

  • Malignite (Kanser): Hastalarda gece terlemesi, ateş ve yorgunluk olabilir. Ayrıca hastalar, yaş ve risk faktörlerine göre kanser semptomları açısından değerlendirilmelidir (örneğin; 50 yaş ve üzeri veya kolon kanseri riski taşıyanlarda kanlı/siyah dışkı; içicilerde veya eski içicilerde akciğer semptomları gibi).

  • Malabsorpsiyon (Emilim Bozukluğu): Malabsorpsiyon belirtileri arasında steatore (yağlı dışkı), kas kaybı ve sulu ishal yer alır.

  • Baş ve Boyun: Hastalar oftalmopleji (göz kası felci) ve beslenme eksikliği belirtileri (örneğin; şilozis [dudak kenarı çatlaması], glossit [dil iltihabı]) açısından muayene edilmelidir.

  • Kardiyopulmoner Muayene: Kronik kalp ve akciğer hastalığı olan hastalarda kilo kaybı görülebilir.

  • Karın Muayenesi: Hastalar karın hassasiyeti, asit (karında sıvı birikmesi), hepatosplenomegali (karaciğer ve dalak büyümesi) ve karın içi kitleler açısından değerlendirilmelidir.


rutin tahlillere ek olarak  tit, ggk ,viral seroloji ,röntgen , yaşa uygun kanser taraması istenir, 

Yaşlı hastalarda malignite taraması gerekir 

Başlangıç değerlendirmesinde herhangi bir anormallik saptanmazsa, 'izlem ve bekleme' (watchful waiting) yaklaşımı benimsenebilir ve hasta bir ila altı ay içinde yeniden değerlendirilebilir.


Kanser Taraması

Kolon (Kalın Bağırsak):

  • 45 yaş ve üzeri, ortalama risk grubundaki hastaların kolorektal kanser (CRC) için taranmasını öneriyoruz.

  • Ortalama risk grubundaki çoğu hasta için her 10 yılda bir kolonoskopi önerilmektedir.

  • Yeterli bir tarama kolonoskopisi yapıldığında, iki kolonoskopi arasındaki sürede dışkı testleri yapılmasına gerek yoktur.

  • Ayrıca, kolonoskopisi negatif çıkan ve 10 yıl sonra rutin tarama önerilen hastalarda, bu 10 yıllık süre dolmadan FIT (fekal immünokimyasal test) veya diğer tarama testlerinin yapılmasına gerek yoktur.

Meme:

  • Ortalama risk grubundaki bireyler: Klinisyenler meme kanseri taramasını 40 yaşında ele almaya başlamalıdır.

  • Tarama mamografisi için ideal aralık tam olarak bilinmemekle birlikte, hastanın tercihine göre her 1-2 yılda bir tarama öneriyoruz.

  • Taramayı sonlandırma yaşı: Yaşam beklentisi en az 10 yıl olan bireylerde mamografi ile taramanın sürdürülmesini öneriyoruz.

Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri:

  • 21-65 yaş arası serviksi (rahim ağzı) olan tüm bireyler için tarama öneriyoruz.

  • 21-29 Yaş: Ortalama risk grubundaki bireyler için her 3 yılda bir Pap test (smear) öneriyoruz.

  • 30-65 Yaş: Ortalama risk grubundaki bireyler için; ya her 5 yılda bir "Co-testing" (Pap ve HPV testinin birlikte yapılması) ya da her 3 yılda bir sadece Pap test öneriyoruz.

  • ≥65 Yaş: Daha öncesinde yeterli negatif tarama sonuçları olan ortalama riskli bireylerde taramanın sonlandırılmasını öneriyoruz.

  • Yeterli geçmiş tarama tanımı:

    • Son 10 yıl içinde yapılmış ardışık iki negatif co-test (en sonuncusu son 5 yıl içinde olmalı); veya

    • Son 10 yıl içinde yapılmış ardışık üç negatif Pap test (en sonuncusu son 3 yıl içinde olmalı); veya

    • Son 10 yıl içinde yapılmış ardışık iki negatif birincil HPV testi (en sonuncusu son 5 yıl içinde olmalı).

  • Geçmişte yeterli taraması olmayan 65 yaş üstü kişiler taramaya devam etmelidir. Bu hastalarda, tarama aralığını 5 yıla çıkarmadan önce 3 yıl boyunca yıllık co-test uyguluyoruz.

Over (Yumurtalık) Kanseri:

  • Daha ileri değerlendirmeden fayda görebilecek yüksek riskli hastaları belirlemek için aile öyküsü kritiktir. Ortalama risk grubundaki bireyler için yumurtalık kanseri taraması önerilmemektedir.

Akciğer Kanseri:

  • Akciğer kanseri riski artmış hastalar için düşük doz helikal bilgisayarlı tomografi (BT) ile yıllık tarama öneriyoruz.

Prostat Kanseri:

  • Spesifik sağlık sonuçlarına yönelik bireysel hasta tercihleri, prostat kanseri taraması yapılıp yapılmayacağını belirlemede karar verici faktördür.

  • Ortalama risk grubundaki bireylerde görüşmelerin 50 yaşında başlamasını öneriyoruz. Yüksek riskli bireylerde ise bu görüşmelerin 40-45 yaşlarında başlamasını tavsiye ediyoruz.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İrritabl (Huzursuz) Barsak (İBS) Sendromu

Lipid bozuklukları

Hipotiroidi