Kayıtlar

Preop Hipertansiyon

Resim
-Hastada renovasküler, feo, cushing, aldosteronizm gibi sekonder ht sebepleri varsa bunlar tedavi edilebilecekse  elektif cerrahi ertelenebilir.Tedavi edilemeycek birşey var ise 160/100 altına indirilmesi yeterlidir.  - Evre 1 ve evre 2 HT mevcut hastalarda cerrahi işlemin ertelenmesine gerek yoktur. Sistolik ≥ 180 ve diastolik  ≥ 110 olan hastalarda kan basıncı kontrol altına alınana kadar acil dışındaki cerrahi işlemler ertelenebilir. -Hastada ht bağlı organ hasarı gelişmişse organ hasarı komplikasyon riskini azaltacak kadar iyileştirilebilecek ise ertelenme düşünülebilir. - Ameliyat sabahı da dahil olmak üzere hastanın durumuna göre sürekli iv veya oral antihipertansif tedavi ile kontrol altına alınmalıdır. Beta Bloker Verilmesi : - Kardiyak yüksek riskli hastalarda perioperatif beta blokerlerin kesilmesi önerilmez. 1. Halihazırda Beta Bloker Kullanan Hastalar (Kronik Tedavi) Eğer hasta koroner arter hastalığı, kalp yetersizliği, hipertansiyon ve...

Preop

  HASTA ADI, SOYADI: HASTA TARAFIMIZA PREOP DANIŞILDI. PLANLANAN OPERASYON: DM: HT: HİPOTİROİDİ: KBY: İLAÇLAR: LABORATUVAR: ÖNERİLER: 1.HİPOKSEMİ VE HİPOTANSİYONDAN KAÇINILMASI, GEREKİRSE HİDRASYON YAPILMASI 2.KAN BASINCININ 140/90 MM/HG ALTINDA TUTULMASI 3.HEMOGLOBİNİN 10 GR/DL ÜZERİNDE TUTULMASI, GEREKİRSE ERİTROSİT SÜSPANSİYONU PLANLANMASI, 4.HEPATOTOKSİK VE NEFROTOKSİK AJANLARA DİKKAT EDİLMESİ MEVCUT ÖNERİLERE UYULMASI HALİNDE OPERE OLMASINDA DAHİLİ AÇIDAN KONTRENDİKE BİR DURUM YOKTUR. GEREĞİNDE TARAFIMIZA YENİDEN DANIŞILABİLİR.   DİYABETİK HASTA KOLONOSKOPİ 1. Endoskopi temizliği uzayabilir. Peg li laksatif (pegdin)ve 1-4 gün düşük lifli diyet ve takiben son gün sıvı diyet önerilir. 2. Hastalar hipoglisemi ve hiperglisemi bakimindan izlenmelidir. 3. Kolonoskopiden önceki gün, sabah ve öğle rutin OAD dozlarını almalı, akşam dozunu kullanmamalıdır. Kolonoskopi günü sabah OAD verilmemeli, doz kolonoskopi sonrasın...

Diyabet Preop

Resim
DİYABET: *SON 3 AY İÇİNDE HBA1C BAKILMIŞ OLMALI. * HBA1C>8.5 ise elektif cerrahilerin ertelenmesi düşünülebilir.. Elektif cerrahiler için HbA1c hedefi mümkün olduğunca <8% olmalıdır. *HbA1c > 8 ise endokrinoloji uzmanına yönlendirilmesi önerilir. *Metabolik dekompanzasyon ve/veya PG >250 mg/dL olan hastalarda elektif operasyonun ertelenmesi önerilir. * Hipoglisemi riski? Komplikasyon? Minör cerrahi/major cerrahi? Minör cerrahi işlemler; lokal anestezi ile yapılabilen, üç boşluğun açılmadığı, tek bir öğünün atlandığı, ameliyattan bir kaç saat sonra oral beslenmenin başlayacağı, hastanın aynı gün taburcu edildiği operasyonlardır. * Hastalara kardiyak risk değerlendirmesi yapılması önerilir. *Rutin kanlar,A1c ve EKG görülmeli *Yoğun bakım şartlarındaki hastada insülin iv infüzyon şeklinde verilmesi önerilir. *Kan şekeri 100 ün altındaysa , iv insülin infüzyonu yapılıyorsa saatlik; diğer durumlarda 2 saat arayla kan şekeri ölçümü yapılmalıdır. *Uzun ...

Bifosfonat Kullanan Hastada Dental İşlem

1. Antiresorptif Tedavi ve ONJ İlişkisi ONJ (Çene Kemiği Nekrozu) ilk olarak, yüksek doz bifosfonat tedavisi alan ileri evre kanser hastalarında bildirilmiştir. Osteoporoz nedeniyle oral veya IV (intravenöz) bifosfonat tedavisi alan hastalarda ONJ insidansı (görülme sıklığı) çok daha düşüktür [1]. Halihazırda bifosfonat veya denosumab tedavisi alan ve invaziv diş cerrahisi (diş çekimi, implant vb.) gereken hastalarda, tedaviye ara verilmesinin veya ilacın kesilmesinin klinik sonucu değiştireceğine ya da ONJ riskini azaltacağına dair hiçbir kanıt yoktur [1]. İstisnai Durum: Buna rağmen, birden fazla dişin çekilmesi gibi kapsamlı invaziv diş prosedürleri geçirecek olan hastalarda, en azından tedaviye ara verilmesi seçeneği klinik kararla düşünülmelidir [1]. 2. Diş Çekiminde İlaç Kesmenin Etkisi Çok merkezli retrospektif bir çalışmada Hasegawa ve arkadaşları; diş çekimi yapılan gerek osteoporoz gerekse onkoloji hastalarında, bifosfonat (BP) tedavisinin kesilmesinin MRONJ (İlaç İlişkili Ç...

Kan Transfüzyon Eşikleri

  Hemodinamik olarak stabil olan çoğu dahili ve cerrahi hasta için, kısıtlayıcı bir transfüzyon stratejisi (daha az kan verme; tipik olarak 7-8 g/dL gibi daha düşük bir hemoglobin seviyesinde transfüzyon yapma) önerilmektedir. Kanıtların tedaviye rehberlik etmek için yetersiz olduğu ve 7-8 g/dL eşiğinin kullanılmadığı başlıca istisnalar şunlardır: Semptomatik Hastalar: Belirtileri tedavi etmek amacıyla daha yüksek hemoglobin seviyelerinde transfüzyon yapılabilir. Akut Koroner Sendrom (AKS): Bu hastalar transfüzyon için daha yüksek eşik değerlere ihtiyaç duyabilir. Masif Transfüzyon Gereksinimi: Travma veya ciddi gastrointestinal kanama gibi durumlarda eşik bazlı transfüzyon uygun değildir. Hemoglobinin dengelenmesi ve sonuçların raporlanması zaman aldığı için; transfüzyon, hemoglobin değerinden ziyade tahmini kan kaybı ve hemodinamik duruma göre yönlendirilmelidir. Kronik Transfüzyona Bağımlı Anemiler: Orak hücreli anemi veya talasemi gibi durumlar. Belirli Şiddetli Trombosi...

Talasemi

Resim
    Talasemi       Mikrositer anemi, RDW normal, eritrosit sayısı artmış hastalarda düşün.Hemoglobin elektroforezi ile tanı konur.Eşlik eden Demir eksikliği varsa elektroforez istemeden önce demir replasmanı yapılmalıdır.   Beta Talasemi Taşıyıcılığı : yüksek Hgb A2 ve Hgb F   Alfa Talasemi Taşıyıcılığı : Hgb elektroforezi genellikle normaldir.              Beta Talasemi  Taşıyıcılığı Anemi genelde hafiftir(9-10) ,ama mikrositoz ağırdır (MCV 65-75) .%20 asemptomatik splenomegali görülebilir.  -demir testleri normal, RDW sıklıkla normaldir, hedef hücre sayısı fazladır. Eritrosit sayısı normal veya yüksek olabilir. Elektroforezde HbA2 artabilmekle beraber normal A2 düzeyi beta talasemi minör tanısını dışlamaz.    -Tedavisi yoktur.    Alfa Talasemi Taşıyıcılığı : Hgb 12-13 arası , MCV  80-85 (alfa talasemi taşıyıcılığı 1) , 65-75 (alfa talasemi taşıyıcılığı 2 ) , hgb elek...

Hasta Ötiroid Sendromu

Resim
     Bilinen herhangi bir tiroid hastalığı bulunmayıp kritik hastalığı olan vakalarda tiroid hormon seviyelerinde anormallikler saptanmaktadır. TDHS’nin kritik hastalardaki önemi, tablonun bu hastalarda prognostik önem taşımasıdır 3 . Buna ek olarak TDHS, hastaların yoğun bakım takibi sonrasında miyokard infarktüsü, kalp yetmezliği ve akut inme hastalarındaki kısa ve uzun dönem sağ kalımın da bağımsız bir prediktörüdür 4 . TDHS’de laboratuvar bulguları farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır (Tablo 1 ve 2 ).5 Hafif hastalıkta total T3 ve serbest T3 düşüklüğü ve bunun tam tersi şekilde rT3 yüksekliği olurken, daha ciddi tablolarda buna T4, serbest T4 ve TSH seviyelerindeki düşüş de eklenebilmektedir3,6,7. Ayrıca hem deneysel hayvan hem de klinik çalışmalar, TDHS sırasındaki doku TH konsantrasyonlarının serum düşük TH konsantrasyonlarını yansıtmadığını ve çalışılan organa ve hastalık türüne göre azalabileceğini, değişmeden kalabileceğini ve hatta artabileceğini göst...